Oldum olası edebi eserlerin sinemaya uyarlanmasına önyargıyla yaklaşmışımdır. Zira beklentileri karşılamadığı taktirde eleştirilere en fazla maruz kalacak olan yapımlardır. Edebi eserle aynı isimle sinemaya aktarılan Choke'da aynı eleştirilere şu aşamada maruz kalmış durumda. Chuck Palahniuk'un ilk romanı Fight Club'ın David Fincher sayesinde ulaştığı başarı haliyle beklentilerin diğer romanlarının uyarlamaları içinde yüksek tutulmasına neden oldu. Oysa yönetmen Clark Gregg'in önünde çok iyi bir örnek vardı.David Fincher'ın karkaterleri sinemaya aktarma başarısı, Chuck Palahniuk'un eserindeki (her eseri bu yönde) karamsar karanlık durumu anlatmadaki başarısı diğer uyarlamalar içinde bir önkaynak gibi.
Yönetmen koltuğunda oturan Clark Gregg'in yönetmenlik adına ilk deneyimini iddalı bir edebi eser olan Choke'ın uyarlaması olarak seçmesi çok riskli bir tercih.İlk deneyiminde iddaalı bir yapımla izleyiciyle buluşmak anlaşılır bir neden olabilir ama uyarlamanın yeterli olmaması durumunda yönetmenlik kariyerine kötü bir adım atmakta söz konusuydu.Bundan önceki kariyerinde çeşitli sit-comlarda oyunculuk yapmış , rol aldığı yapımlardan en bilineni ise 'The New Adventures of Old Christine'.Choke'da ayrıca Dunsboro kolonisinin Lordu Charlie karakterini canlandırmıştır.Esas karakterlere gelecek olursak Victor Mancini karakterini Sam Rockwell , Victor'un en yakın arkadaşını Danny'i Brad William Henke, Ida Mancini karakterini Anjelica Huston ve Paige Marshall karakterini Kelly Macdonald canlandırmıştır.Karakterlerle ilgili söylenebilicek pek birşey yok kurgudan dolayı pek dikkat çekici performans sergileyemeselerde özellikle Ida Mancini rolü için seçilen Anjelica Huston'ın yerinde bir tercih olduğunu söyleyebilirim.Ayrıca Chuck Palahniuk severler filmde birkaç saniye de olsa gözüken yazarı hemen farkedeceklerdir.:)
Filmle ilgili eleştiriler ise Fight Club'dan ve yazarın diğer eserlerinden yola çıkarak söyleyebiliceklerimiz okuyucunun zihninde gerçekleştirmiş olduğu karamasar havanın uyarlamaya aktarılamaması,yazarın eserlerinde olayları ana karakterin dilinden anlatması herkes tarafından bilinen birşey fakat yönetmenin özellikle buna pek başvurmaması ve de yapımı Victor Mancini'nin içsel monologlarından mahrum bırakması anlaşılır değildi.Filmde Victor Mancini'nin küçüklüğüne pek dönülmemesi ve annesi Ida Mancini'yi sadece bir uyuşturucu bağımlısı gibi göstermesi filmin diğer eksileri. Anti kahraman olan Victor'un kitaptaki etkisini de filmde pek göremiyoruz.Bunun yanısıra eserden paragraf paragraf kırpılarak önümüze sunulmuş bir havası vardı ve kitaba tamamen bağlı kalmaması da beni hayalkırıklığına uğrattı açıkcası.Bu kadar olumsuz yönlerini yönetmenin ilk denemesine de bağlayabiliriz sürenin böyle bir eser için çok kısa olmasına da zira film 90 dakika sürüyor.Filmin derdini anlatması için çok kısa bir süre.Chuck Palahniuk , romanın arka kapağına eserle ilgili 'eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin.Kendinizi kurtarın.Televizyonda mutlaka daha iyi bir şeyler vardır....' ile başlayıp devam eden bir paragraf yazmıştır.Benim de film uyarlamasıyla ilgili düşüncelerim bu yönde fakat aradaki fark filmi eleştirmek icin olduğu.Şimdi gözlerimizi 2010 da gösterime girmesi beklenen İnvisible Monsters (Görünmez Canavarlar) filmine çevirdik.Bari kapanışı da kitaba uygun yapalım.
'Başarısız bir yapım' doğru ifade olmayabilir ama ilk akla geleni.
Yorumlar
Yorum Gönder